Madenci

Gölge Konuşuyor:

Bir Natsume Soseki romanı ama bildiğimiz Soseki romanlarından farklı, sonsözde Haruki Murakami’nin de dediği gibi. Yaklaşık on beş sayfalık yazı da Murakami’den hatırladığım tek şey bu farklılık vurgusu. Sonsözü saymazsak şahane bir kitap kısacası… Önceden okuduğum Soseki romanlarında içerik birbirine benziyordu. Hep bir usta-çırak ilişkisi söz konusuydu. Burada hikayesini bize anlatan kahramanımıza yine çömez diyebiliriz ama usta yok. Kahramanımızın pezevenk dediği kişiye usta diyemeyiz zaten. Pezevenk kadın satmıyor ama maden ocağı için işçi buluyor, bulduğu işçiler de ona maaşından küçük bir miktar veriyor.

Bu adsız kahramana “Ben” dersek. “Ben”in kibri ve küstahlığı olsa da bizi doğru söylediğine ikna ediyor. Bu bakımdan güvenilmez bir anlatıcı değil. Bir yeraltı kahramanı demek daha doğru, ya da anti-kahraman. Geçinememiş ailesini terk etmiş, aç biilaç. Bir simsar hassasiyetine sahip Çozo’nun gözünden kaçmıyor bu. Ona çok para kazanacağı bir iş önerdiğini söylüyor. Maden’e giderken yolda karşılaştıkları kişiler de Çozo’yo destekler şeyler söylüyor.

“Ben” Dostoyevski’den bildiğimiz yeraltı karakteri gibi provakatif değil aslında, ama yalaka olmadığı için ve özgüven problemleri yaşadığı için aşağılanmalara dayanamaz ve aşağılandığı yerlerde de durmak istemez. Ama her hareketiyle alay konusu olduğu için, içi nefret doludur. Dolayısıyla kalbinde neredeyse hiç sevgi kırıntısına rastlanamaz.

Özgüven problemleri yaşıyor dedik, bunun nedeni başarısızlık yaftası yemesidir. Oysa ki çalışmaktan hiç bir zaman kaçmaz. O çok çalışıp da başarısızlığa uğrayan ve kazanamayanları temsil eder. Yani büyük bir çoğunluğu. Gerçekten maden ocağında çok sıkıntı yaşar ve yılgınlığa düşer. Kendini öldürme planları yapar. Ama o, küçük bir insandır. Midesine iki lokma yiyecek girsin, cebi üç beş kuruş görmeyedursun hemen bu intihar planlarını gözden geçirir. Yine de ışık yoktur ve çalışma koşulları çok kötüdür ve doğru dürüst beslenemiyordur on dokuz yaşındaki bu genç çocuk.

Ayrı bir kategoride ne Soseki yapıtı ne de Modern Japon romanı kategorisine sokamadığım Madenci’yi özgün bir yeraltı romanı olarak gördüm. Her ne kadar romanı Murakami romanı toplumsal gerçekçi roman kategorisine sokuyor olsa da bence bu zorlama bir kategorizasyon olabilir. Madenci’nin bende iz bırakacak bir roman olduğunu düşünüyorum. Özgün karakteri ve söz konusu karakteri çevreleyen tekinsiz ve sağlıksız atmosfer nedeniyle…

Madenci” üzerine 2 yorum

  1. Okuduğum ilk ve tek Soseki Madenci oldu geçen yaz. Ve çok etkilendim. Murakami’nin son sözü de taşları yerine oturttu. Arkasından hangi eserini önerirsiniz?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s