Etkilenme Endişesi

Gölge Konuşuyor:

Zor, uğraştırıcıydı ama biraz emek sarfedildi mi faydalı ve öğretici bir metin oluyor. Epey bir yeni kavramla da tanışıyorsunuz okuma süresince. Bunun için de google’a başvurmadan önce kavramın ilk kullanılışına dikkat etmek gerek. Endişe aslında bildiğimiz anlamda endişe değildi aslında. Ortada iki metin var ya da birbirini etkilemiş metinler zinciri. Birinin yüceliği karşısında diğerini küçük düşürmek değil aslında. Halef ve selef durumundaki iki şair ya da şiire hakkettiği değeri vermek amaç.

Şairlerin tamamı İngiliz-Amerikan şairleri gibi görünse de tüm bu şiirlerin bağlandığı esas büyük şiir Oidipus’unkisi. Dolayısıyle genç şairin bir ebeveyn şiirine ihtiyacı var, yoksa da yaratacak. Ama metinde konu olan önceki şiir yani selefinkisi. Oğul ya da metindeki adıyla ebrehe selefin şiirinden ne aşırdığı metnin konusu. Ama bu yüceye karşı kitapta daimonikleşme denilen bir karşı-yüce yaratılıyor, bu da metne konu olan başka bir şey.

Roland Barthes’in bahsettiği okurun metnin hazzına ulaşmak için başvurduğu sapkınlık hali Bloom’un eserinde de söz konusu. Zındık ya da sapkın metinde sözü edilen aşamalardan geçip yaratma ya da yeniden yaratma aşamasına ulaşıyor.  Metni yanlış okuyor (clinamen), bazı yerleri tekerrür ediyor (kenosis), bir sentez ve bir antitez (tessara) oluşturduktan sonra artık antitetik karşılaştırma başlıyor. Daimonikleşme birlikte bu bütünlük bölünüp parçalanırken, sonrasında da askesis denilen bir budama sürecinden geçiriliyor yaratı ve en sonunda  iki şiirde apofrades evresinde birbirine açılan iki kapı gibi oluyor. Yani Milton’un şiirinin etkisiyle şiir yazmış bir başka şair, örneğin Shelley’in şiirinden de Milton okuması yapabiliriz.

Harold Bloom 67’de yarattığı tezine gelen eleştirilerden dolayı 97’de uzun bir önsöz yazar. Bu önsözde Shakespeare ve onun selefi Marlowe üzerinden  eleştirilere cevap verir. Boynuz kulağı geçer mantığıyla olayı özetleyen Bloom metninin içinde eleştirinin aslında bir tür mensur şiir olduğunu söyleyerek eleştiriyi eleştirmenin de faydasız olduğunu gösteriyor. Bu durumda bendeki çağrışım mekanizması faaliyete geçiyor ve meseleyi çok iyi özetleyen Şeref Birsel’in Yalnız Şiir adlı o müthiş yapıtına dönüyorum…..

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s