Yazı Üzerine Çeşitlemeler – Metnin Hazzı

Gölge Konuşuyor:

Bu ilk Roland Barthes okumam. Biraz geç kaldım biliyorum ama, böyle, yapı, dil, gösterge diyen adamlardan biraz korkuyorum. Kendilerini fazlasıyla sofistike bulduğumu söylemek zorundayım. Ne yalan söyleyeyim kitap adlarına baktığımda da biraz ürktüm. Ne var ki, korktuğum başıma gelmedi. Özellikle yazının tarihi şeklindeki ilk metin bana sanki ikinci metinde bahsedilen anlatanın kalem değil de süreç olduğu şeklindeki bir metin. Gerçekten burada Barthes’in (Fransızca bilmediğim için bartes diyeceğim) yöntemi ve felsefesi ile ilgili hemen hemen hiç bilgi sahibi olamıyorsunuz.

Tabi her iki metinden önce önsöz yerine Barthes ile ilgili bir inceleme yazısı var. Oldukça açıklayıcı olan söz konusu inceleme sayesinde de bu kitabın Barthes’e başlamak için doğru kitap olduğuna kanaat getirdim. Carlo Ossola imzasıyla Etkili Araç başlığıyla yayınlanan bu metinde alt başlıklar da, Kopyalayıcı, Yazı ve Haz, Yazı Üzerine Çeşitlemeler.

Yazı Üzerine Çeşitlemeler, Ossola’nın da söylediği gibi bilgi verme amaçlı bir metin. Yazının resmi tarihi şeklindeki bu metni bilgi çöpçülerine önerebilirim. Yalnız bu metin bu haliyle göstergelerin de tarihi sayılabilir. Çünkü ideogramlar, piktogramlar ile birlikte kalem, daktilo, tmesis, kaynakça gibi yazının ilişki kurduğu her unsura yer açılmış.

Şimdi gelelim benim neden bu metni okuma gereği hissettiğime. Aslında başlangıç yapmaktan ziyade, Barthes’in o ünlü “Metnin Hazzı”nı okumak idi amacım. Çünkü metni haz için okumamız gerektiğini söyleyen ilk kişi Barthes imiş. Tuhaf, keyifli, nispeten de kolay bir okuma oldu. Kırk elli sayfalık bu metin haz içinde metni oluşturan bir yazarın hali ile ona iştirak etme durumunda olacak okurun durumu inceleniyor. Roland Barthes okuru da yazarın dünyasına sızmayı başaran bir sapkın gibi düşünüyor. Her okurun mutlaka incelemesi gerektiğini düşündüğüm bu metin de ayrıntılara girmeyeceğim ama kısaca haz ile doyum farkı  ile ilgili bir iki söz söylemek istiyorum. Haz içindeki kalem bir kişiye hitaben değil de karşıda kimse yokmuş gibi davranmalı. Doyum için yazan ise yazıyı ya da edebiyatı -yazı aracılığı ile  bir şeyler göstermeye, bir şeyler ispatlamaya çalıştığı için- tamamen yok eden bir misyoner konumunda. Aslında haz veren metin kendini yetiştirmiş okurun elinde doyum da sağlayabilir. Böylesi daha iyi. Örneğin Proust’u böyle okuyabilirsiniz. Yani haz ve doyum tüm karşıtlıklarına rağmen birbirlerinin devamı sayılabilir. Ama durun doyumdan haz devşirmeyi ben ekliyorum Barthes’in muhalefetine rağmen…

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s