İnsanın Hikayesi

Gölge Konuşuyor:

Alt başlık, “Taş Devrinden Bugüne Tarihimiz”
Zor bir okur değilim.Kolay beğenirim. Bu da bir eseri iyi, güzel yapan şeyleri bulma merakımdan kaynaklanır. Hata, kusur arama sevdasında değilim ama bu hata ve kusurları görmezlikten geldiğim anlamına gelmez. Sadece işi gücü hata, kusur bulmaya çalışan bir okur olmadığımı söylemek istiyorum. İşi gücü hata, kusur bulmaya çalışan okurun yaptığının da değersiz olduğunu söylemiyorum. Bu başka türlü bir okumadır ve değerlidir de, benim gibi şıpsevdilere de bir cevaptır. Sadece bu arkadaşların okuma işinden benim kadar keyif almadığını düşünürüm. Belki de gerçekten mükemmel eser yoktur. Çok güzel dediğimiz eserde de kusurlar vardır. Ben, bana okuma zevki yaşattıran her okumaya tam not veriririm. Ama üzülerek söylemeliyim ki, bu kitaba standartlarımın çok altında not verdim: 3/5
Bazı konularda hafızamı tazelemek amacıyla başvurdum bu kitaba.Bildiklerimi özet geçecek, temize çekecektim, gözden kaşırdığım bilmediğim bazı şeyleri de yakalayacağım bir eser olacaktı bu eser belki de… Ama, maalesef, resmi tarih tadındaki bu eser beklentileri kısmen karşıladı. Bunda tabii ki bir bilim olmasına rağmen nesnel olmayı başaramayan tarihin farklı bakış açılarının etkisi olmuştur. James C. Davis’i tanımam, bilmem ama oldukça taraflı bir esere imza attığını söylemem gerekiyor. Konuşmanın sonraki kısmında beklentileri karşılayan, ve beklentilerin altında kalan kısımları söyleyeceğim. Ama önce bu son okumanın yanlış bir okuma olabileceği konusundaki öngörüsüzlüğümü eleştireceğim biraz.
Tanıtım bülteninde hatırlatılıyor zaten eserin uzman olmayanlara, kolay anlaşılabilir olması açısından bir yazarın deneyimi olduğu. Deneyim ve tarih enteresan bir ikili bu açıdan. Okuduktan sonra anladım zaten kabaca, üstünkörü yazılmış bir özetin işimi tam olarak göremeyeceği.
Önce işime yarayan kısma geçeceğim. Kısa bir süre önce iki arkadaşımla tartıştığım bir mesele vardı. İslam toplumları neden Batılı’nın gerisinde kaldı? Ben her zaman bu sorudan önce başka bir sorunun sorulması gerektiği düşüncesindeyim: Batı toplumları neden bu kadar ilerledi? İkinci sorunun cevabı kısmen de olsa bu kitapta mevcut. Kitaptan bir örnekle bunu pekiştireceğim. Bir tarihi döneme işaret ediyor kitap: Bin beş yüzlerin başı; Macellan’ın dünya turunun yanı sıra. eş zamanlı gelişen Kopernik devrimi, Martin Luther isyanları, Francisco Pizzaro’nun İnka İmparatorluğu’nu tarih sahnesinden silmesi… Tüm bunlar şunu gösteriyor ki tarihsel dönüşümlerin birden fazla nedeni olabilir deyip bu bahsi kapatıyorum.
Şimdi işime gelmeyen “resmi tarih” tadındaki kısımlara geleceğim. Şunu söylemeliyim ki batımerkezci bir tartışma bu. Osmanlı İmparatorluğu hakkında sadece, Birinci Dünya Savaşı sonucunda müteffik olduğu ülkelerin yenilme ve dağılma süreci dışında, hiç bir bahsinin olmaması enteresan. Şu söylenebilir yalnız, Türkler hükmetmiş olsalar dahi uygarlık tarihine bir katkıları yok. Barbar ve istilacı toplumlarn tarihsel gerçekliği bu. Ama kitapta çok yer kaplayan barbarlık konusunda Osmanlı’dan geri kalmayan Japonlara ne demeli.
Bu konuda ikinci bir nokta ise yazarın kapital merkezli dünyayı meşru gören tavrı. Örneğin az yukarıda bahsettiğimiz Pizzaro’nun yaptıklarına katliam demiyor da Stalin’in yaptığı katliamlara işaret ediyor. Ben öncesinde Stalin’in değil Kızıl Ordu’nun başındaki Troçki’nin katliamlara giriştiğini biliyoruz Sovyet Devrimi’nin ilk yıllarında. Stalin kötü muamele etmiştir insanlara, sicili kötüdür bu bakımdan, ama künyesinde toplu katliam yoktur. Stalin’in avukatı değilim ama onu Hitlerle eşitlemek sosyalizmi Stalin üzerinden dövmenin bir tarzı olduğunu çok iyi biliyorum. Aynı şekilde Vietnam savaşında ölenlerin normal bir savaşın sonunda çatışmada ölen askerler gibi verilmesini yadırgadım. Yadrıgamakla yetinmedim, kızdım da.
Kabaca, yüzeysel dedik ama bazı gereksiz ayrınıtların da var olduğunu söylemeleyim. Bir kaç cümle ile geçiştirilecek teknolojik dönüşümlerin uzun uzun anlatılması da doğrusu sıktı beni…

İnsanın Hikayesi” üzerine bir yorum

  1. Çok güzel bir yorum daha. Hem okuma biçimini anlatan ilk bölüm hem de kitabı değerlendiren ana bölüm. Bu yorumlardan keyif almanın yanısıra okuma listemi oluşturmamda ciddi bir yol gösterici olduğunu da belirtmem gerek. Sağolasın sevgili Bağdaş Kuran Gölge

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s