Raşomon

Gölge Konuşuyor:

Mükemmel ötesi öyküler gerçekten. Bin dokuz yüzlerin başında yazıldığı için kült öyküler de olabilir. Tek anlamadığım nokta Japon tarihiyle girizgah yapıp Akutagava ile nihayetlenen önsözün bu derece uzun tutulması oldu… Aşağıda her öykü bitiminde aldığım notlar var. Yaşağıdığım duygulanımın kaybolmaması için hiç değiştirmeden buraya koyuyorum söz konusu notları:

Ormanda. Olayı yaşamış olanlar ve tanıklıklar eşliğinde anlatılan bir hikaye. Hikayede boşluklar ve çelişkiler. İsteyen okur kendince bu beyanları temize çeker yeni bir öykü oluşturabilir. Ama Şehrazat’ın asıl amacının efendisini memnun etmek olduğunu hatırlatalım…

Raşomon. Şehrin terkedilmiş, metruk kapısı Raşomon. Çöplüğü ve mezarlığı. Kovulmuş, ıskartaya çıkmış uşak bir anda kendini bu yerde bulur ve rastladığı kocakarıya egemenliğini kabul ettirir yere saçılmış cesetler arasında….

Ejderha. Ne müthiş öykü. Mitlerin efsanelerin nasıl oluştuğunu anlatan öykü. Biri bir yalan söyler, gölde bir ejderha vardır ve şu gün ortaya çıkıp göğe yükselecek, der. Gölün kenarından geçen bir kocakarı bir rahibe rastlar. Bu yalan ejderha ile ilgili bilinen efsanelerle birleştirilir ve herkes merakla ejderhanın gölden çıkacağı anı bekler…

Ah Çorba Vah Çorba. Öykü güzel de bu nasıl bir kahraman, çorba içmekten başka bir şey düşünmeyen. Böyle bir karakter niye yaratılır. Felipe Alfau ile Robert Walser’in var ile yok arası karakterlerinden bile daha silik bir karakter…

Kesa ile Morito. Aşkın başka türden bir anlatımı. Sevgi olması yetmiyor bazen buluşmak, birleşmek için. Başka sınırlar var gerçekten tarafların kendisinden kaynaklanan. Belki de bu yüzden heba olmuştur karşılıklı aşkların çoğu.

Reklamlar