Pek Saygıdeğer Ptolemy Grey

Gölge Konuşuyor:

Siz bakmayın kitabın adında saygıdeğer olduğuna Ptolemy Grey o kadar saygı gören biri değil. Çünkü hem çok yaşlı hem de bir afro-amerikalı. Böyle birinin herkes tarafından sevilmeyeceği ve herkes tarafından saygı görmeyeceği kesin. Romanda da onu koşulsuz sevebilen üç kişi var: Coydog, Reggie ve Robyn. Ama ben kendimi de bu listeye ilave ediyorum, dört olduk. Tüm bu söylediklerimden sonra romanı herkesin okumasını istemiyorum. İçinde ayrıştırıcı ve ötekileştirici anlayışların tohumlarına sahip olanlara bu kitap hitap etmiyor.

Yaşlılık edebiyatta daha önce bu kadar iyi anlatılmış mıydı hatırlamıyorum. Animal Triste gibi başarılı bir roman vardı ama o yaşlılıktan ziyade geriye dönüşler sayesinde geçmişi işliyordu. Yine okuduğum Asya adlı romanda bu türdendi. Bu romanda da geriye dönüşler var ama daha ziyade yaşlı bir insanın hayatına  odaklanıyor. Aklıma sinemadan örnekler geliyor sadece. Marcello Mastroianni’nin başrolde oynadığı Giuseppe Tornatore filmi Herkesin Keyfi Yerinde ile Art Carney’e Oscar ödülü kazandıran benim favori filmlerimden Harry ve Tonto geliyor. Romana dönersek, böyle bir romanı ancak yaşlı bir yazabilir diye düşünüyorsunuz. Ama doksan birlik Grey dedeye hayat veren Walter Mosley romanını ellili yaşlarda yazmış.

Hem deneyim abidesi olmak hem de çocuklaşmak. Beklendiği gibi artık sadece hatıralarda, geçmişte yaşamak. İşte bu ruh hallerini başarılı bir şekilde sunmuş roman. Yine Grey amca tetiktedir çünkü yaşlılığından faydalanıp onu dolandırmak, ondan para çalmak isteyenler olabilir. Grey amcanın tanımadığı birçok torunu ve torunun çocukları var. Bu nedenle kendisini akrabası olarak tanıtıp onu dolandırmak isteyenler olabilir. Mesela romanın başında sözüm ona yardım eden Hilly’ye şüpheyle bakıyorsunuz. Pity amca da öyle. Ama akrabasıymış, doğru söylemiş Grey, ama dolandırma konusunda ne biz ne de Pity amca yanılmadık. Bu ayrıntıyı anlatmamın amacı yaşlı adamın ruh halini biraz daha açığa çıkarmaktı.

Bir yaşlı için en büyük sıkıntı hatırlamamaktır. Tıp için de yaşlılar çoğu zaman birer denektir. Tıp bilimi bu bakımdan tüm riskleri göze alması karşılığında hafıza açıcı bir ilacı Grey amca üzerinde denemek ister, Ptolemy Grey de bu teklifi kabul eder. Kabul edelim geleceği ve hayalleri tüketmiş birilerinin tutunduğu tek şey geçmişidir, orada yaşar.

Ayrıca da yazar betimleme ve açıklamalardan ziyade karakterleri konuşturduğu için biz okurların merak duygusu roman ilerledikçe kamçılanıyor. Diyalogla anlatmak hem zor hem de riskli bir iştir bence. Ama ben hiçbir çelişki, bütünlüğü bozan en küçük bir ayrıntı bile göremedim. Bu bakımdan Mosley’i bir diyalog ustası kabul ediyor Orhan Kemal ile aynı sınıfa sokuyorum.

Afro-amerikalı olmak ayrı bir dert. Hayatta çok sevdiği iki kişi büyük dedesi Coydog ile bakımını üstlenmiş olan Reggie beyaz adam tarafından vurulduğunu düşünüyor Ptolemy Grey. Neyse ki Reggie’den sonra on yedi yaşındaki genç kız Robyn, Ptolemy’nin hayatına girmiştir. Romanın şimdisi ise bu birbirinden uzak iki kuşağı şeklinde devam eder… Yaşlı adamın genç kızın bacaklarına bakmamak için verdiği çaba bizi gülümsetirken, kırk yıl daha genç olsaydı Robyn ile evleneceğine kanaat getirir Ptolemy dede. Son olarak da spoiler olmak istemiyorum ama romanın sonunda bizi bekleyen bir sürpriz olduğunu söylemek istiyorum..