Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik

Gölge Konuşuyor:

Kelime tasarrufuna dayanan kısa öyküye alışmış biri olarak her biri bir novella ya da bir kısa roman boyutundaki bu upuzun öyküleri biraz yadırgadım doğrusu, ama yine de keyif aldım. Bu derece sıkı örülmüş öyķülerde, kısa öyküde içini büyük bir keyifle doldurduğum oyuklar, gedikler yoktu. Bunun yanında hakkını vermek lazım, karakter ve durum analizleri oldukça başarılı. Tek tek öyküler üzerinden biraz ayrıntılara bakalım şimdi.

Sıkı örülmüş dedik ya. Kitaba adını veren öykü Nefret, Arkadaşlık, Flört, Aşk, Evlilik mesela. Öyküde bir tayyörün alınması o kadar uzun anlatılıyor ki. Shullz’ların dükkanındaki kokular da öyle. Böyle yaparak hem ortam, iklim ne bileyim atmosfer gözler önüne seriliyor hem de karakterleri daha iyi tanımamız sağlanıyor. Bir de bir hizmetçi kadının tüm tabuları yıkıp istediğini elde etmesi var. Böyle devrimci bir bakış da var öykülerde.

İlk öykülerin karakterleri genelde kasabalı saf insanlar. Yüzer Köprü adlı öykünün iki önemli karakteri için ilkler yaşanmıştır. Gençlikten yeni çıkma genç bir evli kadını öpmüştür, kadın da ilk defa mı bekar bir erkeği öpmüştür bilinmez ama ilk defa bir yüzer köprüden geçmiştir.

Aile Mobilyaları adlı öyküde yine bir taşra öyküsü gibi. Ama sanki otobiyografik öğeler taşıyor. Çünkü yazar halası mıydı teyzesi miydi unuttuğum Alfrida ile ilgili bir öykü kurmaya çalışıyor. Hatırlamaya çalışıyor küçükken Alfrida’yla ilişkisini. O bilgiç çocuğun halasıyla olan ilişkisini. Baba ile halanın didişmeleri, genç kızlık yalanları, Alfrida’nın huzurevi yaşamı ve ölümü. Artık öyküyü yazmanın zamanı gelmiştir.

Yazar siyasi inancını ve sınıfsal konumunu da öykülere sokmuş, bunda sakınca görmemiş. Teselli adlı öyküyü sırf bunun için yazmış gibi. Geçmişin hippisi Lewis Spiers bağnazlığa, gericiliğe karşı mücadeleyi hep yükseltmiş.

Çehovvari bir tarz da var bazı öykülerde. Isırganotları adlı öykü belki de bu bakımdan kısa öykü formatına en yakın olan öykü. Çünkü bir travma ve beklenmedik bir son var öyküde.

Kolon-Kiriş adlı öykü ilişki merkezli bir öykü olsa bile ev tipi nedeniyle çevreci bir öykü de sayılır. Kolon-kiriş denilen ev tipinde hiç ağaç kesilmeden ormanla uyumlu betonarme evler anlatılmış. Arkalı önlü paralel iki evdeki hikayeler anlatılıyor. Ama sanki iki farklı sınıf anlatılıyor. Birileri düşkün duruma düşmemek için ne yapması gereketiğini düşünürken, Lorna ve kuzeni Polly ise rahat bir yaşamları olmasına rağmen mutsuzdular. Geçmiş başka türlü yaşanabilir miydinin muhasebeseni yapmkatadırlar. Mutlu azınlık ya da mutsuz çoğunluk denilen kavramı da al aşağı etmekte öykü.

Hatırlanan daha başka bir öykü. Farklılıklara odaklı. Meriel yaşama daha sorgulayıcı bakarken başkaları daha yüzeysel bakmaktadır. Ama maalesef sorgulamayan sinik karakterler bu dünyada daha iyi bir yaşama sahipler.