Piksel

Gölge Konuşuyor:

Kitabı anlamamış olabilirim. Bu bakımdan dikkatli konuşmalıyım. Üzülmeme gerek yok ama, başıma gelen herkesin başına gelebilir. Kitabı anlamak için zekam da yetmemiş olabilir. Belki de o kadar zor bir kitap değildir, sadece  kitapla ilişki kuramamışımdır, motivasyonum düşüktür. Kitap kötüydü seçeneği de olabilir ama bu zayıf bir seçenek olurdu. Bunun yanında kitap Türkçede kötüdür, bu da muhtemeldir. Araştırdım Türkçede de seven var ama az. Türkçe okurları genelde beğenmemiş. Oysa başka dillerde kitap ve yazarı ile ilgili güzel şeyler söylenmiş. Yine de kimsenin günahını almak istemem, kendi kusurumu bir şekilde göz ardı ettiğimin düşünülmesini istemem. Aslında başında sarmıştı kitap. Benim sevdiğim “güvenilmez anlatıcı” tipi vardı. Söylediklerinden emin olamadığı için güvenilmez anlatıcı diyorum.

Ben de birçok Türkçe okuru gibi Macar edebiyatını sonradan keşfedenlerdenim. Özellikle Dedalus gibi yeni yayınevleri başka dillerde edebiyata daha bir önem verdiklerini düşünüyorum. Özenliler mi, ondan emin değilim…Söz konusu ülkenin edebiyatından ilk aklıma gelenler Tibor Dery, Sandor Marai ve Antal Szerb gibi yazarlar. Krisztina Toth ile de siftahı yapmış olduk.

Çok önemli olmamakla birlikte kitabın türü hakkında bir iki şey söylemek istiyorum. Her ne kadar öykü gibi görünse de anlatı bir bütünlük arz ediyor. Ağzından, boynundan, burnundan ya da penisinden birbirine bağlanan öyküler. Organlar anlatılmıyor esasında. Geçen aylarda okuduğum ve bissüre etkisinde kaldığım Bedenin Güncesi adlı roman gibi değil. Burada karakterlerin kendisi anlatılıyor. Yapılan yorumlarda, belki de benim dikkatimden kaçan öykülerin karakterler üzerinden biribirne dolanması ve bağlanması kitabın en özgün yönü gibi gösterilmiş. Evet bu olabilir ama ben benzer öykü kitapları okudum. Özellikle Türkçede bunu başarılı şekilde uygulayanlar var. Organlar üzerinden öyküleri birbirine bağlamak orjinal bir fikir gibi gelmiştir okura. Neyse, sadece neler oluyor, anlamaya çalışıyorum.  Bitirmeden iki okur yorumu ekliyorum. Kitabı beğenen iki okurun yorumu:

Bir gecede okumaya başladım ve bitirdim. helezon gibi içi içe geçen insana, tarihe, rastlantılara dair öyküler.” (Goodreads, Banushka adlı kullanıcı)

Her bir uzvun öyküsünün ayrı anlatıldığı bu kitapta, geçen karakterleri önce önemsemiyorsunuz. Ama onlar kendilerini yavaş yavaş yavaş hatırlatıyorlar. Ayak bileğinden, dilden, çeneden ve hatta benlerden geçiyor sizin vücudunuza dolanıyorlar. 
Macar edebiyatının önemli yazarlarından olan Toth’un umarım başka kitapları da dilimize çevrilir. Gün Benderli’nin katkılarını da unutmayalım. Çevirmen de bu kitabın kalitesini yükseltmiş.” (Vikitap, Ecavuslu adlı kullanıcı)