Hanımın Çiftliği : Hanımın Çiftliği 2

Gölge Konuşuyor:

Evdeki hesap çarşıya uymuyor gerçekten. Zaloğlu için bu böyle. Güllü’ye çiftliğe getirir getirmez işler planlandığı gibi gitmez. İhtimal dahilinde düşünülmeyen bir şey akla gelir, rahatsız eder her saniye ayakkabıya giren taş gibi. Ne var ki görünen köy kılavuz istemez. Dayısı Muzaffer Bey çapkınlıkları ile ünlüdür. Güllü’nün atın yerine eşeği bağlamam aforizması da geleceğin habercisi gibidir.tara0003

Zaten çelimsiz Zaloğlu’na kimse yakıştırmıyordu “etli butlu, enine boyuna” Güllü’yü. Bu arada Güllü, daha çiftliğe teşrif etmeden Muzaffer Bey’i merak eder, eşyaları, kitapları ve fotoğrafları sayesinde. Sonrasında da beklenen olur Zaloğlu sahneden çekilir yerini dayısına bırakır. Bir işçi kadın da bu sayede bir hanımefendiye dönüşür. Güllü ismini değiştirir, yeni sınıfına daha uygun bir isim alır: Serap.

Bu yeni durum köyde olduğu gibi çiftliktekilerin bir kısmının tepkisiyle karşılaşır. Kahya Yunus Ağa ve Bey’in kapatması Gülizar durumu kabullenmez çiftliği terk eder. Serap Hanım’ın rahat tavırları köylüyü rahatsız eder aynı zamanda. Serap Hanım’ın tomafil (araba) kullanmasını yadırgarlar ve şeytan işi olarak kabul görür.

Hanımın Çiftliği bir panorama romanıdır aynı zamanda. Kırkların sonu ve ellilerin başındaki Türkiye ve tabi ki Çukurova. Bir bey, bir toprak ağası olan Muzaffer Bey de parti değiştirir yeni partiye geçer. Amerikancı ve liberal çizgide olan bu parti tüm beylerin saf değiştirmesine neden olur. Küçük bir Amerika yaratma vaadi sunar çiçeği burnunda bu parti (Demokrat Parti – romanda isim zikredilmiyor). Özellikle tarımsal mekanizasyon iktidara gelen yeni partinin zaferi sayılır. Muzaffer Bey’in de Alman hayranlığı, Amerikan hayranlığı ile ikame edilmiştir.

Gelin görün ki, ona husumet besleyen Habip de yeni partinin taraftarıdır ilginç bir şekilde. Cumhuriyet boş arazileri ağalara peşkeş çekmiş burjuva yaratacağım diye öncesinde anlaşılan. İşte Habip ve köylülerin çoğu bu yüzden Bey’e düşmanlık beslemektedir.

 

 

Reklamlar