Yağmur Kaçağı

Gölge Konuşuyor:

Yağmur Kaçağı belki de Attila İlhan’ın en iyi şiir kitabıdır. On iki şiir kitabının on ikisinde de birkaç güzel şiir vardır. Ama bu kitaptaki şiirlerin geneli güzel. Birinci demet olan Fabrika Durağı‘nda Yağmur Kaçağı ve Üçüncü Şahsın Şiiri gibi bilinen bazı şiirler var.

Ama özellikle ikinci ve üçüncü demetler bu şiir kitabını İlhan’ın diğer şiirlerine göre öne çıkarıyor. Bulvardia adlı demet sürrealizm akımının etkilerini taşıyor. İlhan, ne var yani, yazmak isteseydik bizde sürrealist şiirler yazardık demek istiyor. Ve bence gayet başarılı olmuş. Bu demetten Hannelise adlı şiiri buraya aldım. Acı Ninni adlı demette ise mani, ninni ve tekerleme gibi geleneksel nazım türlerine yer vermiş. buradaki şiirlerin bazılarını da gözüme kestirdim derslerimde kullanmak için…

 


tara0004ÜÇÜNCÜ ŞAHSIN ŞİİRİ

gözlerin gözlerime değince
felâketim olurdu ağlardım
beni sevmiyordun bilirdim
bir sevdiğin vardı duyardım
çöp gibi bir oğlan ipince
hayırsızın biriydi fikrimce
ne vakit karşımda görsem
öldüreceğimden korkardım
felâketim olurdu ağlardım

ne vakit maçka'dan geçsem
limanda hep gemiler olurdu
ağaçlar kuş gibi gülerdi
bir rüzgâr aklımı alırdı
sessizce bir cıgara yakardın
parmaklarımın ucunu yakardın
kirpiklerini eğerdin bakardın
üşürdüm içim ürperirdi
felâketim olurdu ağlardım

akşamlar bir roman gibi biterdi
jezabel kan içinde yatardı
limandan bir gemi giderdi
sen kalkıp ona giderdin
benzin mum gibi giderdin
sabaha kadar kalırdın
hayırsızın biriydi fikrimce
güldü mü cenazeye benzerdi
hele seni kollarına aldı mı
felâketim olurdu ağlardım

HANNELİSE
yağmurda çıkıp geleceksin hannelise
yağmur gözlerinden çıkıp gelecek
bir öğle sonu paris’te hannelise
bir kahvede grands boulevards türküsünü çalacaklar
paris ve yapraklar sararmış etrafımda
seine’e kanat vurup bir rüzgar geçiyor
gare d’orleans’da saat şimdi üç diyecek
yağmurdan çıkıp geleceksin hannelise
 
 gözlerine bakıp sanki mavi diyeceğim 
 sanki çocuk diyeceğim 
 aydınlanacaklar 
 balığa çıkmış bir ihtiyar rıhtımda 
 suya atıp söndürecek 
 cigarasını
 bir öğle sonu paris'te hannelise 
 bir kahvede grands boulevards türküsünü çalacaklar 
 
 insan kendisine rağmen yaşayamaz 
 kalbimiz beyaz derken biz siyah diyemeyiz 
 diyemeyiz hannelise 
 sen mutlaka lichtenstein dükalığından bahsedersin 
 yapraklarını döker ıhlamur ağaçları katedralin önünde 
 ben içimde müstesna bir ateş bahçesi donatırım 
 bembeyaz 
 bembeyaz hannelise