Oklukirpi

Gölge Konuşuyor:

Hikaye komünizmin yıkıldığı isimsiz bir Doğu Avrupa ülkesinde geçiyor. Tanıtım bültenine baktığımızda bu ülkenin Bulgaristan olduğu anlaşlıyor, romanda tara0001Bulgaristan’ın adı hiç zikredilmemesine rağmen. Yazar Julian Barnes kitabın ilk baskısını Bulgarca yapmış, bu da kanıtı. Roman boyunca diğer Doğu Avrupa ülkelerinin adı en az bir defa zikrediliyor ayrıca.

Roman, yıllarca sosyalizmle yönetilmiş bu isimsiz ülkenin, yirmi yıl boyunca ülkeyi idare eden “diktatör”ünü yargılamasını konu alıyor… Romana çoğunlukla eski başkanın savcı Solinsky tarafından mahkemedeki sorgusu damga vuruyor. İddianamede eski başkan Petkanov ülkeyi kötü yönetmek, ülkeyi zarara uğratmak, kendine ve yakınlarına çıkar sağlamak suçlamasıyla yargılanıyor. Ne var ki bir süre sonra bu sorgu tek taraflı olmaktan çıkıp savcı ve eski başkan arasındaki sokratik bir diyaloga dönüşüyor. Hatta soruların çoğunu eski başkan sormaya başlıyor. Anlaşılıyor ki mahkemenin bu hale gelmesine devrik başkana yapılan suçlamaların mesnetsiz olması neden oluyor.  Zaten eski başkan ilk oturumda mahkemeyi tanımadığını ilan ediyor. Kendisine sorulan ilk soru “Siz S. Petkanov musunuz?” sorusuna uzun süre cevap vermez. Daha sonra tanışı olduğu savcıya dönüp benim o kişi olduğumu biliyorsun, der. Hatta savcının babasıyla birlikte anti-faşist mücadelede yer aldıklarını söyler. Bu da yetmezmiş savcının aldığı eğitimde kendisinin referans olduğunu söyler… Bu sadece savcının düştüğü zor durumlardan bir tanesi.

Hikaye tek bir oturum da geçmiyor. Aralarda savcı ‘suçlu olduğuna inandığı’ eski başkan ile ilgili yeni kanıtlar peşine düşer. Çabalar genelde boşuna çıkınca artık eski başkanı mahkum etmek için gayrı nizami yollara baş vurulması gerektiğini anlar. Sanırım buradaki irade salt savcının iradesi değil…

Anlaşılan o ki,  iktidarını meşrulaştırmak için bir öncekini suçlu ilan etmek sadece bize özgü bir durum değil. Romanda mahkum edilen başkan mı yoksa onu mahkum eden savcı mı kazançlı çıktı? Bu soru yoruma açık olmasına rağmen mahkum olan daha gururlu, daha onurlu düşünür. Peki suçlayan rahat mıdır? Cevabı romanda…