72. Koğuş

Gölge Konuşuyor:

Orhan Kemal okumayı seviyorum. Yazdıkları bana sıcak ve samimi geliyor. Neden bilmiyorum ama eskiden pek sevmezdim. Galiba o zaman sadeliği, yalınlığı yüzeysellik zannederdim. Bir de galiba fakirlik edebiyatı yapıyor teşhisi koymuştum. Kimi severdim peki? Okuma maceram klasiklerle başladı. Çünkü büyüklerim bana klasiklerle başlamam gerektiğini söylemişti.  Arada bir yine klasik okurum ve bence klasiklerle başlamak doğru tercihti. Bu dediğim Ayşe Kulin’in yazdıklarının editörlerden döndüğü doksanların başıydı. Sonra bir ara Garcia Marquez ve büyülü gerçekliğe merak saldım, ama şimdi o 72. koğuşmoddan çok uzağım. Sonra sıra  Orhan Pamuk’a, daha sonra peygamber saydığım Oğuz Atay’a sıra gelmişti. Şimdilerde kendini ‘tutunamayan’ sanan yeni yetmeleri görünce doksanların sonundaki bu halime gülüyorum.

Orhan Kemal’in gücü bence, bazen kahramanının ağzından söylediği bir tek cümlededir. O zaman, bu sayede ben, bütün resmi zihnimde canlandırırım.  Gerçekten Orhan Kemal okura bu şansı veriyor; kısa bir açıklama, kısa bir betimleme ve kahramanın ağzından söylenmiş tek cümle sanki bütün anlatmak istediğinin anahtarı gibidir. Burada her okur için farklı bir okuma olacağını da unutmamak gerekir. Çünkü elinizdeki anahtar sözcükler metni yeniden kurmanız için size şans tanır. Umberto Eco’ya yaslanarak şunu söylüyorum: Orhan Kemal’in yazdıkları açık yapıt örnekleridir. Tamam dilin araçsal yönü ağır basıyor. Ancak gerçeklik yeterince açıklanmadığından, sözcüklere yapacağı çağrışımlardan dolayı daha fazla iş düşüyor.  Sözgelimi 72. Koğuş’ta Ahmet Kaptan’ın kendisine uzun bir aradan sonra yüz elli lira para gelmesiyle yaşadığı şaşkınlık ve hatta gönderen kişinin annesi olduğunu bir süre hatırlamaması, okura bu şansı veriyor.

72. Koğuş’ta olanlar, ekmeğin karne ile dağıtıldığı İkinci Dünya Harbi sırasında cereyan ediyor. Hapishane’nin en sefil koğuşu olan 72. Koğuşun kaderi Ahmet Kaptan’a gelen para sayesinde  kaderi değişir. Kaptan bu parayla önce bütün açlıktan nefesi kokan koğuş ahalisine, adembabalara ziyafet çektirir. 72. Koğuş sakinlerinin karnı doyunca da uzun zamandır düşünemedikleri bir şeyi düşünmeye başlarlar. Şimdi bu konulara girmeyelim… Para sayesinde Kaptan uzun süredir hayalini kurduğu yatağa da kavuşur. Ama asıl voliyi kumardan vurur. Kaptan’ın kurbanı komşu koğuşun varlıklı ama tekin olmayan belalısı Sölezli’dir. Kaptan’ın sevdalanması bir yana, bundan sonra koğuştakilerin kaderini kış ve soğuk belirler.

Kitaptan:tara0016tara0017