Bay Jules ile Bir Gün

Gölge Konuşuyor:

Alice elli yıllık kocasının aniden ölmesiyle sarsılmadı. Metanet duygusu sanırım onun en büyük dayanağıydı.Hem elli yıllık Jules’ı öyle hemencecik bırakacak değil. Romanın ilk saniyelerinde ölerek en erken ölen baş karakter olma ünvanına sahip olmuştur Jules. İstatistikseverler ve sayılarla haşır neşir olan insanların böyle gönlünü hoş tuttuktan sonra sadete gelelim.

Alice aslında baş karakter, ama Jules’ın rolü tanıtım yazısında sanki romanın önemli bir karakteriymiş bahsedilen otistik çocuk karakter David’ten daha büyük. Ani ölüm olunca tabii Jules kocasını hemen mezara gönderecek hali yoktu. Ona ölmeden söyleyecekleri vardı. Ama söyleyeceklerini bir an önce söylese sevineceğiz, yoksa okur olarak biz de bir ölüyü evde bu kadar uzun süre bekletmenin doğru olmadığını düşünerek strese giriyoruz.

Ama bir yandan da ikilinin geçmiş okumalarına kendimizi kaptırıyoruz. Bu kadar sevdiği bir adamla güzel günlerini yad edecekti. Ne var ki, öldükten sonra ölünün gizli çekmecelerinin bir önemi kalmayacaktır. Bu bakımdan bu çekmeceleri ya da sandıkları ya da gizli bölmeleri açmak Alice’ten çok bizi heyecanlandırıyor.

Belki de tüm bunlar değildir Alice tam olarak ne olup bittiğini algılamıyordur. Nitekim ilk göz yaşlarını bir gün sonra dökmesi de bunun göstergesidir. Sanırım Alice’in matem dönemi de roman bittikten sonra başladı. Ölen kişinin ölümünün, yakınları tarafından çok sonra algılandığı kabul edilmiş bir kural gibidir. Bu durumla ilgili çok şey yazıldı çizildi. Bunları söyleyen bünye de benzer durumlarla karşılaştı ve bizzat deneyimledi.

David bir otistik ama çok ağır bir otistik değil galiba. Bir çok işi yapıyor aslında. Otistiklerle yolu kesişmiş biri olarak bu derece hafif bir vakayı otistikten saymam bile. Kimi zaman dikkat sorunu yok gibi. Kaskatı duran Jules bile ilgisini çekebiliyor. Eğreti görünmüyor olsa bile David hikayenin hangi türden tamamlayıcı bir parçası anlamak zor. Tanıtım bülteninde anlamakta güçlük çektiğim bir cümle de, “Ve Alice ölümle birlikte gelen özgürlüğün kendisini kucakladığını keşfeder.” oldu.